Hepimiz için engelsiz bir dünya dilerim.

Engelsiz DünyaBirleşmiş Milletler öncülüğünde tüm dünyada kabul görmüş olan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, yani bugün, bu konuda toplumsal farkındalığın artmasına olanak sağlıyor.

Engelli bireylerin hayatın içinde yer alabilmesi, topluma katkı sağlayabilmesi, fırsat eşitliğinden yararlanabilmesi için, resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra bizlere de görev düşüyor. Siemens Türkiye olarak biz de, sürdürülebilirlik anlayışımız çerçevesinde, bu konuya sadece bir gün değil, her zaman odaklanmamız gerektiğini düşünüyor, bu ve benzeri toplumsal konulara gereken önemi vermeye devam edeceğimizin özellikle altını çiziyoruz.

Dünya Engelliler Günü’nde hepimiz için engelsiz bir dünya dilerim.

“In Turkey, for Turkey – Business to Society Report” released

Türkçe için tıklayınız (“Siemens Türkiye Topluma Katkı” raporu yayınlandı)

In Turkey, for Turkey Business to Society ReportAs Siemens, we are celebrating our 160th year in Turkey. Since 1856, we have not only been performing economic activities on these lands, but also contributing to the society in many different aspects.

The constantly-changing international business environment leads us towards a new mindset on growth and success. Companies now should have a vision of growth beyond traditional parameters such as increasing production and acquiring short-term financial revenue. They also need to consider the impact they create on the society and the environment. Our responsibility towards the society we live in is greater than ever.

Parameters that reveal the success of a company change constantly. The success of a business is no longer assessed by looking at its turnover or number of factories. To talk about real success, we need to look at the long-term contribution of a business to the country it operates in. Investors want to see the long-term contribution to make investments as well. Employees also want to see the real social contribution of their corporations to the world, the future, and children in a measurable way and to feel proud about it.

In accordance with this trend, I would like to share with you a project that we, as the Siemens Turkey family, are most excited about. In our 160th year in Turkey, we decided to measure Siemens’ contribution to Turkey’s sustainable development in terms of quality and quantity. Based upon our experience and know-how, we demonstrated the contributions that our operations in Turkey have made to the sustainable development goals and social life of Turkey.

We released the report “Siemens Turkey – Business to Society” in September 2016. I am planning to share some details of the report soon, but for the moment you may reach the PDF version of the report at Download the Business to Society Report! Our report clearly displays how much contribution a company can make to social development. We hope it will act as an example for other companies.

 

“Siemens Türkiye Topluma Katkı” raporu yayınlandı

Click for English (“In Turkey, for Turkey – Business to Society Report” released)

Türkiye’de, Türkiye için Business to Society RaporuSiemens olarak bu yıl Türkiye’de 160. Yılımızı kutluyoruz. 1856 yılından bu yana bu topraklarda yalnızca ekonomik faaliyette bulunmuyor, topluma farklı alanlarda katkılar sağlıyoruz.

Sürekli değişen uluslararası iş ortamı bizleri büyüme ve işimizin başarısı ile ilgili yeni bir düşünce sistemine yönlendiriyor. Şirketlerin artık üretimi artırmak ve kısa vadeli finansal gelir elde etmek gibi geleneksel parametrelerin ötesinde bir büyüme vizyonuna sahip olmaları; aynı zamanda sosyal ve çevresel alanlarda yarattıkları etkileri de dikkate almaları gerekiyor. İçinde yaşadığımız topluma karşı olan sorumluluğumuz daha önce hiç olmadığı kadar önemli…

Bir şirketin başarılı olduğunu gösteren parametreler her geçen gün değişiyor. Artık bir ticari kuruluşun başarısının ciro rakamı ile ya da fabrika sayısı ile değerlendirildiği günler geride kalıyor. Bir şirketin başarısından söz edildiğinde faaliyet gösterdiği ülkeye uzun vadeli katkıları nelerdir ona bakmak gerekiyor. Yatırımcılar da yatırım yapacakları zaman uzun vadeye bakıyorlar. Ayrıca çalışanlar da şirketlerinin dünyamız için, yarınlarımız ve çocuklarımız için yarattığı gerçek toplumsal katkıyı ölçülebilir biçimde görmek ve bununla gurur duymak istiyor.

Bu doğrultuda beni ve tüm Siemens Türkiye ailesini çok heyecanlandıran bir projeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’deki 160. yılımızda Siemens’in Türkiye’nin sürdürülebilir gelişimine olan katkısını nicelik ve nitelik olarak ölçmeye karar verdik ve Siemens Türkiye olarak tüm deneyimimizi ve tarihsel birikimimizi kullanarak, Türkiye’deki operasyonlarımızın Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve toplumsal hayata sağladığı katkıları ortaya koyduk.

Tüm bu sonuçları içeren ‘Siemens Türkiye Topluma Katkı’ raporumuzu Eylül 2016 itibarıyla yayınladık. Raporla ilgili detaylı bilgileri önümüzdeki günlerde çeşitli yazılarımda paylaşmayı planlıyorum ancak şimdilik raporun pdf formatına http://www.siemens.com.tr/B2S adresinden erişebilirsiniz. Bir şirketin faaliyetlerinin toplumsal gelişime nasıl katkıda bulunduğunu net bir biçimde gösteren bu raporun diğer şirketlere de örnek olması dileğiyle.

Saygı ve sevgiyle anıyoruz

Click for English (Remembrance with everlasting respect)

Time Magazine - Mustapha Kemal Pasha | Mar. 24, 1923

ABD’de yayımlanan haftalık Time dergisi, ilk sayısını 3 Mart 1923’te çıkarmış. Dünyaca ünlü bu derginin 24 Mart 1923 tarihli 4. sayısının kapağında ise başında kalpağı, gülümseyen yüzüyle Atatürk’ümüz var.

İç sayfalarda, Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Paşa hakkında şu ifadeler yer alıyor: “[Atatürk] Halkını, yabancı ülkelere köle olmaktan kurtarıp, özlerinde var olan nitelikleri fark etmelerini, düşünce ve eylemlerinde bağımsızlığı benimsemelerini sağladı.”

Derginin bu sayısının kapağına ne zaman baksam ülkem adına büyük bir gurur duyuyor, Atatürk’ün muzaffer ve gülümseyen yüzünde geleceğin parlak ışığını görüyorum. Cumhuriyet’imizin kurucusu  Ata’mızı, ölümünün 78. yılında da her yıl olduğu gibi bu yıl da saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Remembrance with everlasting respect

Türkçe için tıklayınız (Saygı ve sevgiyle anıyoruz)

Time Magazine - Mustapha Kemal Pasha | Mar. 24, 1923

The first issue of US weekly Time dates back to March 3rd, 1923. And on the cover of the 4th issue dated March 24th, 1923 is Mustafa Kemal Atatürk with his fur cap and smiling face.

Within the cover story, Time editor wrote: “He  lifted his  people out of a slough of servile submission to alien authorities, bringing them to the  realization of their inherent qualities, to an independence of thought and action.”

Every time I look at this cover picture, I feel pride on behalf of my country and see the bright light of the future in the eyes of our founder. After 78 years, we still commemorate him with everlasting respect.

Exploring Berlin in a truly authentic manner with an electric carriage…

Türkçe için tıklayınız (Berlin’i ‘otantik’ bir biçimde ‘elektrikli araç’la keşfetmek mi?)

berlin_electriccar_03The title might sound a little weird to you at first. It can take quite a long time to define something as “authentic” so yes, you’re right. Electric carriages are new after all, aren’t they?

This year we celebrate the 200th birthday of our founder, Werner von Siemens; a true genius. But that wasn’t his only admirable characteristic: He was also a successful entrepreneur, similar to the start-up founders of today. He was the founder of a company that operates today in more than 200 countries with approximately 350 thousand employees. A visionary approach certainly plays an important role in his success. Pioneers such as Werner von Siemens transformed Berlin into an electric city (‘Electro polis’) in the first years of the 20th century, as early as 1900s. The second industrial revolution (today we are talking about the fourth) was triggered by the advent of electricity and Berlin became the European center of electrical industry. To give an example from our country, Siemens was the brand that introduced the first electric tram to İstanbul in 1914.

Many people don’t know of these facts. Well then, how many of you are aware of modern transportation systems being built not only upon “internal combustion engines”, but also on “electrical vehicles”? Specifically Berlin was a city on the move with electrical power. Egger-Lohner, manufacturer of Porsche P1 (a.k.a. C.2 Phaeton), the first electric vehicle by Porsche, manufactured electric vehicles in Charlottenburg together with various entrepreneurs, while Werner von Siemens lived his dream of “electromotor” in Halensee in 1882 – that was 134 years ago.

Today, we have items such as “the future of energy” and “autonomous vehicles” on our agenda. Although it took electric carriages more than a century to become commercially available, they are now becoming more and more widespread. The main motive is essentially “environmental sensitivity”. Should we really spend another 100 years waiting for a similar motive so that another visionary innovation such as “autonomous vehicles” can become widespread? It’s worth giving a thought.

Berlin’i ‘otantik’ bir biçimde ‘elektrikli araç’la keşfetmek mi?

Click for English (Exploring Berlin in a truly authentic manner with an electric carriage…)

berlin_electriccar_01İlk duyduğunuzda kulağa biraz tuhaf geliyor değil mi? Birşeyi ‘otantik’ olarak nitelendirebilmek için oldukça uzun bir zaman gerektiğini düşünürsek evet haklısınız. Halbuki elektrikli araçlar yeni bir konu değil mi?

Bu yıl 200. doğumgünü kutlanan kurucumuz Werner von Siemens, gerçek bir dahiydi. Fakat tek özelliği bu değildi: Kendisi aynı zamanda günümüzün ‘start-up‘ kurucuları gibi başarılı bir girişimciydi de. Bugün yaklaşık 350 bin çalışanıyla 200’den fazla ülkede faaliyet gösteren bir şirketin kurucusu. Bunda kuşkusuz vizyonerliğinin büyük rolü var. Werner von Siemens gibi öncüler daha 20. yüzyılın başında, 1900’lü yıllarda Berlin’i elektrikli bir şehre (Electropolis) dönüştürmüşlerdi. Bugün dördüncüsünü konuştuğumuz Endüstri devrimlerinin ikincisi elektrikle ortaya çıkmıştı ve Berlin hızla elektrik endüstrisinin Avrupa’daki merkezi oldu. Bizden bir örnek vermek gerekirse İstanbul’a 1914 yılında ilk elektrikli tramvayı getiren de Siemens oldu.

Bunlar az çok bilinen şeyler. Peki modern ulaşımın yalnızca ‘içten yanmalı motorlar’la değil de ‘elektrikli araçlar’la başladığını kaç kişi bilir? Özellikle Berlin’deki ulaşım çoğunlukla bu şekilde sağlanıyordu. C.2 Phaeton olarak da bilinen Porsche’un ilk elektrikli taşıtı olan Porsche P1’in de üreticisi olan Egger-Lohner farklı girişimcilerle birlikte Charlottenburg’da elektrikli araçlar üretirken, Werner von Siemens de, bundan tam 134 yıl önce 1882’de Halensee’de ‘Elektromotor’ hayalini gerçekleştiriyordu.

Bugün artık gündemimizde ‘enerjinin geleceği , ‘sürücüsüz araçlar’ gibi konular var. Her ne kadar ticari olarak yaygınlaşması 100 yıldan uzun sürmüş olsa da elektrikli araçlar giderek daha fazla kullanılıyor. Bunun en önemli nedeni kuşkusuz ‘çevre duyarlılığı’. Peki ‘sürücüsüz araçlar’ gibi başka bir vizyoner gelişmenin yaygınlaşması için de benzer bir motivasyonu 100 yıl beklememiz gerekecek mi? Üzerinde düşünmeye değer.

berlin_electriccar_03berlin_electriccar_02

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun

29EkimTürkiye’nin Milli Mücadele ile başlayan kuruluş öyküsü, 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanıyla bizleri bugünlere taşıyan en önemli dönüm noktası oldu. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının ardından gerçekleştirilen yenilenme ve modernleşme hareketleri de en az Milli Mücadele dönemi kadar önemliydi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde başlayan bu süreç, ülkemizin bugünlere gelmesinde en önemli rolü oynadı.

Yalnızca 7 yıl sonra Cumhuriyetimiz’in 100. yılını hep birlikte kutluyor olacağız. Bugün ülke olarak içinde bulunduğumuz bölgeyi ve dünyadaki genel gidişatı değerlendirdiğimizde bizleri modern dünya ile tanıştıran, başta dünya çapında bir lider ve devlet adamı olan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, atalarımıza bir kez daha minnet duyuyoruz.

Siemens olarak biz de bu süreçte Türkiye’nin yanında olmaktan ve bugün de tüm gücümüzle ülkemize hizmete devam ediyor olmaktan gururluyuz. Cumhuriyet’in 93. yılını kutlarken Türkiye ekonomisine ve Türk toplumuna farklı alanlarda katkı sağlamayı sürdürüyor, geleceğe ümit ve inançla bakıyoruz.

Cumhuriyet’in ışığıyla aydınlanan bu yolda daha nice yıllar boyu birlikte yürümeyi diliyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum. Bizlere bu ülkeyi ve Cumhuriyet’i armağan eden tüm İstiklal Savaşı şehit ve gazilerinin ruhu şad olsun.

Kurban Bayramınız kutlu olsun

eski_bayramlarBayramlar…
Etrafınızda görürsünüz: Belirli bir yaşın üzerinde olanlar hep çocukluklarındaki bayramları hatırlar. Bayramların ne kadar keyifli geçtiğini, ‘aile, sevinç, mutluluk’ zamanları olduğunu, büyükanne – büyükbabalarını ziyaret ettiklerini, onlardan tertemiz mendiller içinde hediye aldıkları şekerleme ve kuruyemişleri… Ve elbette bayram harçlıklarını.

Bayramlar, hep olumlu duygular uyandırır. En olumsuz şartlarda bile insanlara mutluluğu hatırlatan ve yaşatan bu ritüelleri unutmak istemezler. İçinde bulunduğumuz dönem de ne yazık ki zor bir dönem. Fakat bayramların anlamını korumak ve ayrıca çoğaltmak, çocukken yaşadığımız o mutlu anları çocuklarımız için de hazırlamak, bize düşen bir görev.

Bu bayram, sayılı birkaç gün için bile olsa, tüm olumsuzlukların bertaraf edilerek, aileniz ve sevdiklerinizle birlikte zaman geçirmek suretiyle, ‘mutlu anlar’ yaratacağınız bir bayram olsun. Hepimize keyifli, mutlu bayramlar diliyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı“Gerektiğinde vatan için tek bir kişi gibi tek vücut olmuş azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet, elbette büyük geleceğe layık ve aday olan bir millettir.” Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, hepimiz için önemli bir öğüt niteliğinde. Kararlılık ve azimle çalışmak, tek vücut olmak ve böylece zafere, başarıya ulaşmak…

Kurtuluş Savaşı’nı taçlandıran 30 Ağustos Zaferi, bundan tam 94 yıl önce, 30 Ağustos 1922’de kazanıldı. 1922’de bağımsızlığı için bir bütün olarak mücadele eden ve zafere erişen Türk milleti, kararlı ve azimli olduğu müddetçe her zorluğun üstesinden gelebilecek güçtedir.

İçinde bulunduğumuz dönemde daha fazla önem kazanan birlik ve beraberliğimizin daha da pekişmesini diliyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kilometre taşlarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı içtenlikle kutluyorum. Bu zaferi kazandıran ve Cumhuriyetimizin temellerini atan şehitlerimizin ruhu şâd olsun.”