Archive for the ‘Business’ Category:

Daha fazla kadın mühendise ihtiyacımız var

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

Geçtiğimiz yıl bu konuyla ilgili ne yazmış olduğuma bakarken üzülerek gördüm ki o gün dile getirdiğim en önemli sorunlar artarak devam etmiş. Özellikle ‘kadına şiddet’ konusunda toplumda yükselen bir bilinç olmasına karşın daha kat etmemiz gereken çok mesafe var. Bugün 70 milyonu aşan nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturuyor. Doğal olarak bir toplumun yalnızca bir yarısını kalkındırıp diğer yarısını ihmal ederek ilerlemesi mümkün değil. Hele ki o diğer yarımız geleceğimiz olan çocuklarımızın yetişmesinde en önemli paydaşı oluşturuyorsa sözünü ettiğimiz bu ilerleme çok daha zorlaşıyor. Bu noktada gerçekten değer ve fayda yaratacak adımlar atmamız gerek. Ve bunu hem kişiler hem de kurumlar olarak gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Şirket olarak sürdürülebilirlik konusu bizi biz yapan bileşenlerden biri. Tüm kurumsal ilkelerimiz ve operasyonlarımızda farklı kültürlerin ve düşünce biçimlerinin yarattığı düşüncelerden beslenmeyi çok önemsiyoruz. Bugün artık, biraz da iletişim olanaklarının olağanüstü artmasına paralel olarak, çözmemiz gereken daha yoğun problemlerle karşı karşıyayız. Bunlardan kadınlarla ilgili bir diğer başlık, kadının iş dünyasındaki yerini daha da genişletmek ve güçlendirmek. Biz Siemens olarak,amaçlarından biri de bu olan ‘Çeşitlilik Konseyi’ni hayata geçirmiş olmaktan mutluyuz. Ayrıca Türkiye’de “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi” girişimini ilk imzalayan şirketlerden biri olduk. Bu yeterli mi? Elbette hayır. Fakat biz bu konuyla ilgili her türlü girişimi önemsiyoruz ve bu alanda fayda yaratmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Bu yıl  8 Mart’ta bizler için oldukça anlamlı bir duyuru yapmak istedik. Bir teknoloji ve mühendislik şirketi olarak kadın mühendislerin sayısının artmasını çok önemsiyoruz. Bu amaçla, daha önce çeşitli projelerde işbirliği yaptığımız Türk Eğitim Vakfı (TEV) ile bir burs programına imza atıyoruz. Bu program çerçevesinde mühendislik lisans ya da yüksek lisans öğrencisi genç kızlarımızın 1 yıllık eğitim masrafını karşılamak üzere bağışta bulunuyoruz. Başarının desteklenmesi gerekiyor, biz de başarılı kadın mühendisleri destekleyerek sayılarının artmasına katkıda bulunmaya kararlıyız.

Kadın emeğini, kadın özgürlüğünü ve kadınların yaşama kattığı değerleri kutladığımız Dünya Kadınlar Günü’nü, toplumumuza katkıda bulunacak böyle bir duyuruyla idrak etmek bizi memnun ediyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

Siemens Turkey nominated for ‘National Champion’ award on sustainability

Türkçe için tıklayınız (Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik alanında ‘Ulusal Şampiyonluğa’ aday)

We have been proudly contributing to the development of our country with our history of 160 years and in Fall 2016 we published our Business to Society report that summarizes such contributions.

And now there is a new opportunity before us to reward the sustainability efforts of Turkey. As Siemens Turkey, by combining our sustainability strategy with our social responsibility initiatives, we made an application to the independent European Business Awards to become a “National Champion”. We completed the first phase of the process with success. Now if you would like to support Siemens Turkey at the public voting held individually in 34 countries, you may cast your vote until 1 March 2017, Wednesday.

Click here to vote.
For detailed information: www.businessawardseurope.com

Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik alanında ‘Ulusal Şampiyonluğa’ aday

Click for English (Siemens Turkey nominated for ‘National Champion’ award on sustainability)

Türkiye’deki 160 yıllık tarihimiz ile ülkemizin gelişimine somut katkılar sağlamaktan gurur duyuyoruz. Bu alandaki çalışmalarımızı içeren ‘Topluma Katkı’ raporumuzu 2016 yılının sonbaharında yayınlamıştık.

Şimdi Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ödüllendirmek adına önümüzde yeni bir fırsat var. Siemens Türkiye olarak oluşturduğumuz sürdürülebilirlik stratejimizi sosyal sorumluluk faaliyetlerimizle bir araya getirerek bu alanda “Ulusal Şampiyon’ olmak için bağımsız bir değerlendirme olan European Business Awards’a (Avrupa İş Ödülleri) başvurduk. Siz de 34 ülkede ayrı ayrı gerçekleştirilen ve ilk aşamasını başarıyla tamamladığımız bu oylamada Siemens Türkiye’ye destek olmak isterseniz 1 Mart 2017 Çarşamba gününe kadar oylamaya katılabilirsiniz.

Oylama için tıklayınız.
Daha fazla bilgi için : www.businessawardseurope.com

“In Turkey, for Turkey – Business to Society Report” released

Türkçe için tıklayınız (“Siemens Türkiye Topluma Katkı” raporu yayınlandı)

In Turkey, for Turkey Business to Society ReportAs Siemens, we are celebrating our 160th year in Turkey. Since 1856, we have not only been performing economic activities on these lands, but also contributing to the society in many different aspects.

The constantly-changing international business environment leads us towards a new mindset on growth and success. Companies now should have a vision of growth beyond traditional parameters such as increasing production and acquiring short-term financial revenue. They also need to consider the impact they create on the society and the environment. Our responsibility towards the society we live in is greater than ever.

Parameters that reveal the success of a company change constantly. The success of a business is no longer assessed by looking at its turnover or number of factories. To talk about real success, we need to look at the long-term contribution of a business to the country it operates in. Investors want to see the long-term contribution to make investments as well. Employees also want to see the real social contribution of their corporations to the world, the future, and children in a measurable way and to feel proud about it.

In accordance with this trend, I would like to share with you a project that we, as the Siemens Turkey family, are most excited about. In our 160th year in Turkey, we decided to measure Siemens’ contribution to Turkey’s sustainable development in terms of quality and quantity. Based upon our experience and know-how, we demonstrated the contributions that our operations in Turkey have made to the sustainable development goals and social life of Turkey.

We released the report “Siemens Turkey – Business to Society” in September 2016. I am planning to share some details of the report soon, but for the moment you may reach the PDF version of the report at Download the Business to Society Report! Our report clearly displays how much contribution a company can make to social development. We hope it will act as an example for other companies.

 

“Siemens Türkiye Topluma Katkı” raporu yayınlandı

Click for English (“In Turkey, for Turkey – Business to Society Report” released)

Türkiye’de, Türkiye için Business to Society RaporuSiemens olarak bu yıl Türkiye’de 160. Yılımızı kutluyoruz. 1856 yılından bu yana bu topraklarda yalnızca ekonomik faaliyette bulunmuyor, topluma farklı alanlarda katkılar sağlıyoruz.

Sürekli değişen uluslararası iş ortamı bizleri büyüme ve işimizin başarısı ile ilgili yeni bir düşünce sistemine yönlendiriyor. Şirketlerin artık üretimi artırmak ve kısa vadeli finansal gelir elde etmek gibi geleneksel parametrelerin ötesinde bir büyüme vizyonuna sahip olmaları; aynı zamanda sosyal ve çevresel alanlarda yarattıkları etkileri de dikkate almaları gerekiyor. İçinde yaşadığımız topluma karşı olan sorumluluğumuz daha önce hiç olmadığı kadar önemli…

Bir şirketin başarılı olduğunu gösteren parametreler her geçen gün değişiyor. Artık bir ticari kuruluşun başarısının ciro rakamı ile ya da fabrika sayısı ile değerlendirildiği günler geride kalıyor. Bir şirketin başarısından söz edildiğinde faaliyet gösterdiği ülkeye uzun vadeli katkıları nelerdir ona bakmak gerekiyor. Yatırımcılar da yatırım yapacakları zaman uzun vadeye bakıyorlar. Ayrıca çalışanlar da şirketlerinin dünyamız için, yarınlarımız ve çocuklarımız için yarattığı gerçek toplumsal katkıyı ölçülebilir biçimde görmek ve bununla gurur duymak istiyor.

Bu doğrultuda beni ve tüm Siemens Türkiye ailesini çok heyecanlandıran bir projeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’deki 160. yılımızda Siemens’in Türkiye’nin sürdürülebilir gelişimine olan katkısını nicelik ve nitelik olarak ölçmeye karar verdik ve Siemens Türkiye olarak tüm deneyimimizi ve tarihsel birikimimizi kullanarak, Türkiye’deki operasyonlarımızın Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve toplumsal hayata sağladığı katkıları ortaya koyduk.

Tüm bu sonuçları içeren ‘Siemens Türkiye Topluma Katkı’ raporumuzu Eylül 2016 itibarıyla yayınladık. Raporla ilgili detaylı bilgileri önümüzdeki günlerde çeşitli yazılarımda paylaşmayı planlıyorum ancak şimdilik raporun pdf formatına http://www.siemens.com.tr/B2S adresinden erişebilirsiniz. Bir şirketin faaliyetlerinin toplumsal gelişime nasıl katkıda bulunduğunu net bir biçimde gösteren bu raporun diğer şirketlere de örnek olması dileğiyle.

Exploring Berlin in a truly authentic manner with an electric carriage…

Türkçe için tıklayınız (Berlin’i ‘otantik’ bir biçimde ‘elektrikli araç’la keşfetmek mi?)

berlin_electriccar_03The title might sound a little weird to you at first. It can take quite a long time to define something as “authentic” so yes, you’re right. Electric carriages are new after all, aren’t they?

This year we celebrate the 200th birthday of our founder, Werner von Siemens; a true genius. But that wasn’t his only admirable characteristic: He was also a successful entrepreneur, similar to the start-up founders of today. He was the founder of a company that operates today in more than 200 countries with approximately 350 thousand employees. A visionary approach certainly plays an important role in his success. Pioneers such as Werner von Siemens transformed Berlin into an electric city (‘Electro polis’) in the first years of the 20th century, as early as 1900s. The second industrial revolution (today we are talking about the fourth) was triggered by the advent of electricity and Berlin became the European center of electrical industry. To give an example from our country, Siemens was the brand that introduced the first electric tram to İstanbul in 1914.

Many people don’t know of these facts. Well then, how many of you are aware of modern transportation systems being built not only upon “internal combustion engines”, but also on “electrical vehicles”? Specifically Berlin was a city on the move with electrical power. Egger-Lohner, manufacturer of Porsche P1 (a.k.a. C.2 Phaeton), the first electric vehicle by Porsche, manufactured electric vehicles in Charlottenburg together with various entrepreneurs, while Werner von Siemens lived his dream of “electromotor” in Halensee in 1882 – that was 134 years ago.

Today, we have items such as “the future of energy” and “autonomous vehicles” on our agenda. Although it took electric carriages more than a century to become commercially available, they are now becoming more and more widespread. The main motive is essentially “environmental sensitivity”. Should we really spend another 100 years waiting for a similar motive so that another visionary innovation such as “autonomous vehicles” can become widespread? It’s worth giving a thought.

Berlin’i ‘otantik’ bir biçimde ‘elektrikli araç’la keşfetmek mi?

Click for English (Exploring Berlin in a truly authentic manner with an electric carriage…)

berlin_electriccar_01İlk duyduğunuzda kulağa biraz tuhaf geliyor değil mi? Birşeyi ‘otantik’ olarak nitelendirebilmek için oldukça uzun bir zaman gerektiğini düşünürsek evet haklısınız. Halbuki elektrikli araçlar yeni bir konu değil mi?

Bu yıl 200. doğumgünü kutlanan kurucumuz Werner von Siemens, gerçek bir dahiydi. Fakat tek özelliği bu değildi: Kendisi aynı zamanda günümüzün ‘start-up‘ kurucuları gibi başarılı bir girişimciydi de. Bugün yaklaşık 350 bin çalışanıyla 200’den fazla ülkede faaliyet gösteren bir şirketin kurucusu. Bunda kuşkusuz vizyonerliğinin büyük rolü var. Werner von Siemens gibi öncüler daha 20. yüzyılın başında, 1900’lü yıllarda Berlin’i elektrikli bir şehre (Electropolis) dönüştürmüşlerdi. Bugün dördüncüsünü konuştuğumuz Endüstri devrimlerinin ikincisi elektrikle ortaya çıkmıştı ve Berlin hızla elektrik endüstrisinin Avrupa’daki merkezi oldu. Bizden bir örnek vermek gerekirse İstanbul’a 1914 yılında ilk elektrikli tramvayı getiren de Siemens oldu.

Bunlar az çok bilinen şeyler. Peki modern ulaşımın yalnızca ‘içten yanmalı motorlar’la değil de ‘elektrikli araçlar’la başladığını kaç kişi bilir? Özellikle Berlin’deki ulaşım çoğunlukla bu şekilde sağlanıyordu. C.2 Phaeton olarak da bilinen Porsche’un ilk elektrikli taşıtı olan Porsche P1’in de üreticisi olan Egger-Lohner farklı girişimcilerle birlikte Charlottenburg’da elektrikli araçlar üretirken, Werner von Siemens de, bundan tam 134 yıl önce 1882’de Halensee’de ‘Elektromotor’ hayalini gerçekleştiriyordu.

Bugün artık gündemimizde ‘enerjinin geleceği , ‘sürücüsüz araçlar’ gibi konular var. Her ne kadar ticari olarak yaygınlaşması 100 yıldan uzun sürmüş olsa da elektrikli araçlar giderek daha fazla kullanılıyor. Bunun en önemli nedeni kuşkusuz ‘çevre duyarlılığı’. Peki ‘sürücüsüz araçlar’ gibi başka bir vizyoner gelişmenin yaygınlaşması için de benzer bir motivasyonu 100 yıl beklememiz gerekecek mi? Üzerinde düşünmeye değer.

berlin_electriccar_03berlin_electriccar_02

 

Ülkemize güvenimizi anlattık “Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler” (CNN Türk – 12/08/2016)

“Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler” toplantısında ülkemize güvenimizi dile getirdik. Toplantı sırasında ülkemize güvenimizi CNN Türk muhabiri Sinem Yöndem ile konuştuk.

Ülke olarak zor bir zamandan geçiyoruz.

Türkiye İçinKlişeler bazen fazla ‘klişe’ ve hiçbir şey söylemiyor gibi görünebilirler ama aslında uzun zamanlardan, genellikle de zorlu tecrübelerden süzülüp gelirler.

Şu anda gerçekten de ‘birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz’, birbirimize en fazla kenetlenmemiz ve daha önce başka vesilelerle de belirttiğim üzere ülkemize en çok güvenmemiz gereken bir dönemin içindeyiz. (“Ülkemize Güvenmek”)

Türkiye gibi hem köklü bir tarihi bulunan hem de son derece büyük bir potansiyele sahip bir ülke için demokrasiden başka yol yoktur. Bu sebeple temel demokratik değerlere ve haklara sonuna kadar sahip çıkmalıyız. Daha evvel de zorlu badireler atlatan ülkemiz, bundan sonra da modern dünyanın, gelişme yolunda emin adımlarla ilerleyen bir üyesi olarak kalmaya devam edecektir. Bundan şüphe etmiyorum.

Umudumuzu ve moralimizi hep yüksek tutmak, yalnızca kendimize ve ülkemize değil yarınlarımız olan çocuklarımıza karşı da görevimizdir. Her birimiz, her ne işle uğraşıyor isek onu en iyi biçimde yapmaya devam etmeliyiz. En zorlu zamanları nasıl atlattığınız, ne kadar güçlü olduğunuzun en iyi göstergesidir.

Daha önce de benzer durumlardan ve pek çok ağır krizden çıkmayı başaran bir ülke olarak Türkiye’ye güvenimizde hiçbir değişiklik yoktur. Bunu yakın dönemde yaşanan başka üzücü olaylar sonrasında da ifade etmiştik (‘Türkiye’ye inanıyoruz, yanınızdayız’). Siemens olarak Türkiye’de 160. yılımızı kutlayabiliyor olmamız bu güvenin hiçbir zaman sarsıntıya uğramamasından kaynaklanmıştır.

Bir kez daha vurgulamak istiyorum ki demokratik bir ülkede daha aydınlık yarınlara hep beraber yol alabilmek adına bir arada durmalı ve yaptığımız iş her ne ise onu en iyi şekilde yapmaya devam etmeliyiz.

Ülkemiz ve hepimiz için en iyi dileklerimle

“We believe in Turkey and we stand by you”

bayraksiyahkurdeleUnfortunately, these are times of severe terrorist attacks both in our country and the world. I believe it would be appropriate to remind you of a previous message: We should always act responsibly against such attacks and never lose our faith in humanity or our society. This is not only an individual, but also a corporate responsibility for each of us.

We, as Siemens Turkey, are devastated by the news of the terrorist attack at İstanbul Atatürk Airport and our headquarters also shares our grief. The letter of condolences sent by Siemens AG Managing Board to our employees is a concrete indicator of their feelings of solidarity. The underlying message reads as “We believe in Turkey and we stand by you”. As stated in this letter, we should never give up believing in the future of our country. Our future will be built upon faith, hard-work and goodwill.

I extend my heartfelt condolences to the victims’ families and hope all those injured will get well soon. May the souls of the victims rest in peace.